Soru İzmir Adliyesi Zabıt Katibiyim. Açık Yarama Rağmen Hakem Hastane "Fenne Uygun Değildir" Dedi. Ne Yapmalıyım?

Kubilay

Yeni Katip
Kayıtlı Üye
Merhaba arkadaşlar,
İzmir Adliyesi'nde Zabıt Katibi olarak görev yapmaktayım. Yaşadığım çok ciddi bir sağlık mağduriyeti ve idari süreç hakkında sizlerin tecrübelerine, fikirlerine ihtiyacım var. (Hassas olanlar bakmasın ama yaramın güncel, şu anki fotoğrafını da ekte paylaşıyorum.)
Memlekette kıl dönmesi ameliyatı oldum. Ailem Burhaniye'de yaşadığı için ameliyatımı orada geçirdim, ancak görev yerim İzmir'de. Ameliyat sonrasında tarafıma 45 gün heyet raporu verildi. Ancak iyileşme sürecinde, raporun 30. gününde dikişlerim patladı ve o bölge çok fazla açıldı. O esnada heyet toplanamadığı için doktorum durumumu görerek 10 gün + 10 gün şeklinde tek hekim raporu verdi.
Şehir dışından rapor aldığım gerekçesiyle adliye hakkımda idari soruşturma başlattı. Fakat başka çarem yoktu, çünkü beni ameliyat eden doktorum Burhaniye’deydi. Devamında yara bir türlü kapanmadı ve akıntım hala sürdüğü için tarafıma 1 ay daha heyet raporu verildi. Oturmakta çok ciddi güçlük çekiyordum. Doktor güncel durumumu gördüğü için en son 1 ay daha heyet raporu verdi.
En nihayetinde Adalet Komisyonu beni hakem hastaneye sevk etti. Size söylediğim gibi, yaram fotoğraftaki gibi hala tamamen açık ve akıntım devam ediyor, oturmakta çok zorlanıyorum. Hakem hastanede muayene olduğum cerrah yaramı ve akıntımı gördü; "Yaran var, akıntın var, oturmakta güçlük çekiyorsun ama kıl dönmesi ameliyatı için bu kadar uzun süre rapor verilmez, fenne uygun değildir" diyerek sistem üzerinden bu şekilde onayladı. Bana henüz heyete girme tarihi vermediler, sadece muayene eden cerrah bu olumsuz görüşü bildirdi. Hatta heyetteki cerrah, "Bu kadar zamanda geçmiyorsa demek ki kronik akıntın oluşmuş, geçmezse tekrar ameliyat olabilirsin" dedi.
Ameliyatımı yapan kendi doktorum ise "Böyle bir şey olmamalı, seni şu an bu açık yara ile çalışmaya zorlayamazlar" diyor. Konu şu an ameliyatımdan çıktı, çok saçma ve stresli bir yere gidiyor. Gerçek prosedürler nasıl işler hiç bilmiyorum ama şu an yaram açık ve ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.
Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız? "Fenne uygun değildir" kararı kesinleşirse işten mi atılırım? Bu süreç nasıl işler? Değerli bilgilerinizi ve yönlendirmelerinizi bekliyorum. Allah rızası için bir yol gösterin.


 

Ekli dosyalar

  • Screenshot_20260602_165545_Gallery.jpg
    Screenshot_20260602_165545_Gallery.jpg
    216,9 KB · Görüntüleme: 0
merhabalar meslektaşım, öncelikle geçmiş olsun, bu durumda mesele artık “kıl dönmesi ameliyatı normalde kaç gün rapor gerektirir?” noktasını aşmış görünüyor. İdari açıdan asıl konu, mevcut yaranın, akıntının ve oturma güçlüğünün çalışmaya engel olup olmadığına ilişkin güncel tıbbi durumun doğru belgelenmesi.

“Fenne uygun değildir” kararı tek başına memuriyetten çıkarma anlamına gelmez. Bu kararın sonucu genellikle, ilgili raporun hastalık iznine çevrilmemesi ve idarenin sana göreve başlaman gerektiğini yazılı olarak bildirmesi olur. Yönetmelik uygulamasında; raporun fenne aykırı olduğuna karar verilirse memura bu durumun ve göreve başlaması gerektiğinin yazılı bildirilmesi, buna rağmen göreve başlamazsa izinsiz/özürsüz görev terk hükümlerinin gündeme gelmesi öngörülüyor. Yani kritik nokta şu: Sana yazılı tebligat yapılmadan ve hakem hastane/kurul süreci tamamlanmadan “ben işe gitmedim, artık atılırım” şeklinde düşünme. Ancak yazılı tebligat yapılırsa, o andan sonra çok dikkatli hareket etmek gerekir.

Yönetmelikte hastalık izni için raporların kural olarak memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmet sunucularından alınması gerektiği; ancak geçici görev, kanuni izin ve acil vaka gibi istisnalar bulunduğu belirtiliyor. Burada savunmanın “raporu keyfi olarak şehir dışından aldım” şeklinde değil, şu zeminde kurulmalı:
Ameliyatı yapan hekim Burhaniye’deydi; dikiş açılması, yara ayrılması ve akıntı gibi ameliyat sonrası komplikasyonlar aynı hekim tarafından takip edildi; sağlık hizmetine erişim ve tedavinin devamlılığı nedeniyle raporlar oradan alındı.
Bunu sözlü anlatmak yerine belgeye bağlamalısın: ameliyat epikrizi, dikiş açılmasına ilişkin muayene notu, pansuman kayıtları, reçeteler, varsa kültür/antibiyotik kayıtları, doktorun “çalışması/oturması uygun değildir” içerikli ayrıntılı raporu.

657 sayılı Kanun’daki disiplin bakımından devamsızlık süreleri önemlidir. Özürsüz olarak 1-2 gün göreve gelmemek aylıktan kesme; kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek kademe ilerlemesinin durdurulması; bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek ise devlet memurluğundan çıkarma cezası kapsamında düzenlenmiştir. Ayrıca 657 m.94’e göre, kurumca kabul edilen mazeret olmaksızın görevin kesintisiz 10 gün terk edilmesi halinde memur çekilmiş sayılabilir.
Bu yüzden benim yerimde olsan yapacağım en önemli şey şu olurdu: Elimde kabul edilmiş rapor/izin yoksa veya “göreve başla” yazısı tebliğ edilirse, sessizce evde kalmazdım. Aynı gün dilekçe, yeni sağlık kurulu başvurusu, avukat/sendika başvurusu ve gerekirse idari dava sürecini başlatırdım.

Kıl dönmesi ameliyatlarında yara açık bırakılmışsa iyileşmenin haftalar sürebildiği, açık yaranın içeriden dışarı doğru pansumanla iyileştirildiği; dikişli kapatmada ise iyileşme daha hızlı olsa da enfeksiyon/yara açılması gibi risklerin bulunduğu tıbbi kaynaklarda belirtiliyor. Bu nedenle “kıl dönmesi ameliyatına bu kadar rapor verilmez” cümlesine karşı en güçlü cevap, genel tartışma değil, güncel muayene bulgusudur:
“Ameliyat bölgesinde açık yara mevcuttur, akıntı devam etmektedir, uzun süre oturarak çalışması tıbben uygun değildir / şu kadar süre istirahat gerekir / pansuman takibi gerekir / enfeksiyon yönünden takip gerekir.”
Bunu mümkünse İzmir’de bir eğitim araştırma hastanesi veya üniversite hastanesi genel cerrahi kliniğinden de al. Tek hekimin değil, kurulun değerlendirmesi daha güçlü olur.

Raporun izne çevrilmemesi, göreve başlama bildirimi, disiplin cezası, müstafi sayılma veya maaş/izin yönünden aleyhe işlem yapılırsa, bunlar idari işlem niteliği taşıyabilir. İdari yargıda genel dava açma süresi, özel bir süre yoksa idare mahkemelerinde 60 gündür ve süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar.
Bu noktaya gelirse sendika hukuk birimiyle veya idare hukuku bilen bir avukatla gecikmeden görüşmen gerekir. Özellikle “yürütmenin durdurulması” ihtimali değerlendirilmelidir.

Ben olsam sırayla şunu yapardım
  1. Hakem hastane kararının onaylı örneğini yazılı isterdim.
  2. Komisyona dilekçe verip nihai karar tebliğ edilmeden devamsız sayılmamamı talep ederdim.
  3. Aynı gün İzmir’de genel cerrahi/sağlık kuruluna başvururdum.
  4. Ameliyatı yapan doktordan ayrıntılı tıbbi rapor alırdım: açık yara, akıntı, oturamama, çalışma sakıncası, pansuman ihtiyacı, gerekirse tekrar ameliyat ihtimali.
  5. Savunmada şehir dışı raporun nedenini tedavi devamlılığı ve ameliyat komplikasyonu üzerinden anlatırdım.
  6. Göreve başla yazısı gelirse sessiz kalmaz, aynı gün yazılı cevap + yeni rapor + hukuki başvuru yapardım.
En önemli cümle şu: Açık yara ve akıntı varken mesele “normal kıl dönmesi rapor süresi” değil, senin bugünkü objektif tıbbi durumunun çalışmaya elverişli olup olmadığıdır. Bunu ne kadar hızlı ve resmi sağlık kurulu belgeleriyle desteklersen, idari süreçte elin o kadar güçlenir.

Umarım ki en kısa zamanda bu durum çözülür, konuda herhangi bir gelişme olunca buradan da bilgi verir misin, bizde sonuca bakalım @Kubilay
 
merhabalar meslektaşım, öncelikle geçmiş olsun, bu durumda mesele artık “kıl dönmesi ameliyatı normalde kaç gün rapor gerektirir?” noktasını aşmış görünüyor. İdari açıdan asıl konu, mevcut yaranın, akıntının ve oturma güçlüğünün çalışmaya engel olup olmadığına ilişkin güncel tıbbi durumun doğru belgelenmesi.

“Fenne uygun değildir” kararı tek başına memuriyetten çıkarma anlamına gelmez. Bu kararın sonucu genellikle, ilgili raporun hastalık iznine çevrilmemesi ve idarenin sana göreve başlaman gerektiğini yazılı olarak bildirmesi olur. Yönetmelik uygulamasında; raporun fenne aykırı olduğuna karar verilirse memura bu durumun ve göreve başlaması gerektiğinin yazılı bildirilmesi, buna rağmen göreve başlamazsa izinsiz/özürsüz görev terk hükümlerinin gündeme gelmesi öngörülüyor. Yani kritik nokta şu: Sana yazılı tebligat yapılmadan ve hakem hastane/kurul süreci tamamlanmadan “ben işe gitmedim, artık atılırım” şeklinde düşünme. Ancak yazılı tebligat yapılırsa, o andan sonra çok dikkatli hareket etmek gerekir.

Yönetmelikte hastalık izni için raporların kural olarak memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmet sunucularından alınması gerektiği; ancak geçici görev, kanuni izin ve acil vaka gibi istisnalar bulunduğu belirtiliyor. Burada savunmanın “raporu keyfi olarak şehir dışından aldım” şeklinde değil, şu zeminde kurulmalı:
Ameliyatı yapan hekim Burhaniye’deydi; dikiş açılması, yara ayrılması ve akıntı gibi ameliyat sonrası komplikasyonlar aynı hekim tarafından takip edildi; sağlık hizmetine erişim ve tedavinin devamlılığı nedeniyle raporlar oradan alındı.
Bunu sözlü anlatmak yerine belgeye bağlamalısın: ameliyat epikrizi, dikiş açılmasına ilişkin muayene notu, pansuman kayıtları, reçeteler, varsa kültür/antibiyotik kayıtları, doktorun “çalışması/oturması uygun değildir” içerikli ayrıntılı raporu.

657 sayılı Kanun’daki disiplin bakımından devamsızlık süreleri önemlidir. Özürsüz olarak 1-2 gün göreve gelmemek aylıktan kesme; kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek kademe ilerlemesinin durdurulması; bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek ise devlet memurluğundan çıkarma cezası kapsamında düzenlenmiştir. Ayrıca 657 m.94’e göre, kurumca kabul edilen mazeret olmaksızın görevin kesintisiz 10 gün terk edilmesi halinde memur çekilmiş sayılabilir.
Bu yüzden benim yerimde olsan yapacağım en önemli şey şu olurdu: Elimde kabul edilmiş rapor/izin yoksa veya “göreve başla” yazısı tebliğ edilirse, sessizce evde kalmazdım. Aynı gün dilekçe, yeni sağlık kurulu başvurusu, avukat/sendika başvurusu ve gerekirse idari dava sürecini başlatırdım.

Kıl dönmesi ameliyatlarında yara açık bırakılmışsa iyileşmenin haftalar sürebildiği, açık yaranın içeriden dışarı doğru pansumanla iyileştirildiği; dikişli kapatmada ise iyileşme daha hızlı olsa da enfeksiyon/yara açılması gibi risklerin bulunduğu tıbbi kaynaklarda belirtiliyor. Bu nedenle “kıl dönmesi ameliyatına bu kadar rapor verilmez” cümlesine karşı en güçlü cevap, genel tartışma değil, güncel muayene bulgusudur:
“Ameliyat bölgesinde açık yara mevcuttur, akıntı devam etmektedir, uzun süre oturarak çalışması tıbben uygun değildir / şu kadar süre istirahat gerekir / pansuman takibi gerekir / enfeksiyon yönünden takip gerekir.”
Bunu mümkünse İzmir’de bir eğitim araştırma hastanesi veya üniversite hastanesi genel cerrahi kliniğinden de al. Tek hekimin değil, kurulun değerlendirmesi daha güçlü olur.

Raporun izne çevrilmemesi, göreve başlama bildirimi, disiplin cezası, müstafi sayılma veya maaş/izin yönünden aleyhe işlem yapılırsa, bunlar idari işlem niteliği taşıyabilir. İdari yargıda genel dava açma süresi, özel bir süre yoksa idare mahkemelerinde 60 gündür ve süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar.
Bu noktaya gelirse sendika hukuk birimiyle veya idare hukuku bilen bir avukatla gecikmeden görüşmen gerekir. Özellikle “yürütmenin durdurulması” ihtimali değerlendirilmelidir.

Ben olsam sırayla şunu yapardım
  1. Hakem hastane kararının onaylı örneğini yazılı isterdim.
  2. Komisyona dilekçe verip nihai karar tebliğ edilmeden devamsız sayılmamamı talep ederdim.
  3. Aynı gün İzmir’de genel cerrahi/sağlık kuruluna başvururdum.
  4. Ameliyatı yapan doktordan ayrıntılı tıbbi rapor alırdım: açık yara, akıntı, oturamama, çalışma sakıncası, pansuman ihtiyacı, gerekirse tekrar ameliyat ihtimali.
  5. Savunmada şehir dışı raporun nedenini tedavi devamlılığı ve ameliyat komplikasyonu üzerinden anlatırdım.
  6. Göreve başla yazısı gelirse sessiz kalmaz, aynı gün yazılı cevap + yeni rapor + hukuki başvuru yapardım.
En önemli cümle şu: Açık yara ve akıntı varken mesele “normal kıl dönmesi rapor süresi” değil, senin bugünkü objektif tıbbi durumunun çalışmaya elverişli olup olmadığıdır. Bunu ne kadar hızlı ve resmi sağlık kurulu belgeleriyle desteklersen, idari süreçte elin o kadar güçlenir.

Umarım ki en kısa zamanda bu durum çözülür, konuda herhangi bir gelişme olunca buradan da bilgi verir misin, bizde sonuca bakalım @Kubilay
çok Sağol üstat süreç konusunda bilgilendiricem burayı sendika ile görüşüyorum
 
Geri
Üst